Firma Hedeflerine Nasıl Ulaşır?

Güncelleme tarihi: 15 Ağu

Firmalar daha kurulma aşamasında misyonlarını (varoluş nedenlerini), vizyonlarını (ulaşmak istedikleri nihai hedefi), stratejik hedef ve değer setlerini belirliyorlar.

Bu hedeflere ilişkin bitiş çizgisini bazı çok az firma göğüsleyebiliyorken çoğu açısından iştahla belirlenmiş o hedefler mazinin tozlu sayfalarında yerini alıyor.

Bu yazımızda firmaları belirledikleri stratejik hedefler her ne ise o hedeflere nasıl ulaşılabileceğiyle ilgili çok net ve basitçe formüle edilmiş bir yaklaşımdan bahsedeceğiz: Üstün Nitelikli Yoğun Etkileşim (ÜNYE).

Modeli anlatmadan önce üzerinde mutabık kalınması gereken bir konunun altını çizmek faydalı olacaktır. Firmaları ya da daha geniş çerçevede kurumları hedeflerine ulaştıran temel unsur insandır. İnsan faktörü, kurumun karşılaştığı engellerin aşılmasını, ilerlemesini, fark yaratabilmesini ve nihayetinde hedeflerine ulaşmasını sağlayan birinci derecede öncelikli özne konumundadır. Söz gelimi bir firmanın hedeflerine ulaşmasındaki engel finansal olabilir ya da başka bir firmanın finansman sorunu yoktur ama yeterli düzeyde inovasyon yapamıyordur. Belki de o firmanın yaşadığı sorunlar bu sayılan iki sorundan biri değildir de satış kanalının genişletilmesi çabaları sonuç vermiyordur. Sorun her ne olursa olsun onu çözecek özne çok doğal olarak insandır. İçinden insanların çıkarıldığı bir kurum 4 duvar ve ekipmandan ibaret bir "eşya" yığınından başka bir şey değildir. İnsan faktörü, kuruma ruh veren ve doğası gereği bir kurum için olmazsa olmaz niteliktedir.



Kurumu ya da spesifik olarak firmayı hedeflerine ulaştıracak olan kritik faktör firmanın fark yaratabilme kapasitesidir. ÜNYE modelinin ulaşmaya çalıştığı nokta fark yaratan firma ve bir adım öncesinde de fark yaratan insandır. ÜNYE, odağına insanı alan iki temel kavram üzerine inşa edilmiştir.

1- Geniş spektrumlu yetkinliklere sahip iş profesyonelleri.

2- İş profesyonellerinin birbirleriyle girdikleri diyalog ve iletişim.


Bu iki unsur bir araya geldiğinde nitelikli ve üretken bir etkileşim dizgesi oluşturabilmektedir. Bu suretle daha inovatif ve üretken olabilen işgörenler bireysel olarak (sürdürülebilir ve tabana yayılmış şekilde) fark yaratabilmektedir. Buradaki sürdürülebilirlik, fark yaratma eyleminin münferit olmamasını, sistematik olarak devam etmesini; tabana yayılma ise organizasyonun her kademesindeki insanın bu yönde bir çaba içerisine girmesini işaret etmektedir.

Fark yaratan bireyler nihai olarak kurumun da fark yaratmasını sağlayabilecektir. Böylece kurum stratejik hedefi her ne olursa olsun ona ulaşma konusunda başarı sağlayabilecektir.



0 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör